BazEn HuZunSe YasaMaK..

19/3/2007

 

                  

                 Ben

Ben bunu başarırız derken,
sen burda bitsin olmuyor diyorsun.
Ben zor yollu takip edelim derken,
sen kolay yoldan nokta koyalım diyorsun.
Ben seni seviyorum derken,
sen bende seni seviyorum diyorsun.
Ben sen sevdiğim için üzemem derken,
sen bende ama başka yollu yok diyorsun.
Üzüyorsun ama üzmem diyorsun neye yarar?
Söyle, beni gerçekten seviyormusun ey yar?


19/3/2007

 

YAĞMUR KAÇAĞI

Elimden tut yoksa düşeceğim
yoksa bir bir yıldızlar düşecek
eğer şairsem beni tanırsan
yağmurdan korktuğumu bilirsen
gözlerim aklına gelirse
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmur beni götürecek yoksa beni
geceleri bir çarpıntı duyarsan
telaş telaş yağmurdan kaçıyorum
sarayburnu'ndan geçiyorum
akşamsa eylülse ıslanmışsam
beni görsen belki anlayamazsın
içlenir gizli gizli ağlarsın
eğer ben yalnızsam yanılmışsam
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmur beni götürecek yoksa beni.....

 

 

18/3/2007

AŞK İÇİN...

Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen

hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur

ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka

hiçbir işe yaramayacaktır. Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler

bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan Bu kuşun kanadı neden beyaz

değil? diye bir soruyla bile karşılaşabilirsin... İki ucu keskin bıçaktır bu

işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu

mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim

sağlamaz. Sen, Ama senin için bunu yaptım derken o, Bunu

yapmadın diye cevap verecektir. Ve ne söylersen karşılığında mutlaka

başka bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması

gerektiği gibi yaşadın, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin,

düşündün, şiirler yazdın. Peki, o ne yaptı deme. Herkes kendinden

sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller

koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa ve bu eksikliği

bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun

için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna

kadar yaşasın. Her zaman ki gibi yaşayacaksın sen. Acılara tutunarak

yaşamayı öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü

bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman tek kişiye bağlamadın ki...

Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor. Kitap okurken de mutlu

oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni

yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana. Yine içeceksin biranı

çerezinin yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de

cabası.. Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun as olan

yürektir. Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da

içini unutma; yaşadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen

yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevgi duygusunu. Elbet

bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve

minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini........

18/3/2007

uNUtAmIyORuM sEnİ!!!

 AĞLADIM~~

 

Hüzün yıldızları parlıyor bugün gökyüzünde,
Bu gece yine için için yanıyorum,
Oturmuş seni düşünüp ağlıyorum,
Seni, gidişini, sevişini, herşeyini...
Unutamıyor işte seni şu yaralı kalbim,
Yaptıklarını hatırlayıp, pişman oluyor...
Seni düşünüyorum bu gece, karanlık gökyüzünde...
Simsiyah gökyüzünde parlayan yıldızları seyrediyorum,
Onları sana benzetiyorum,
Kararmış kalbimin bir kenarında yanan meşale misali...
Dedim ya, seni düşünüyorum bu gece,
Beni sevdiğini, bana nasıl baktığını, bana nasıl güldüğünü,
Ellerimi nasıl tuttuğunu, ellerini nasıl tuttuğumu,
Büyüyen bir ateş gibi sevgimizin nasıl çoğaldığını
Ve birgün ansızın bırakıp gidişini...
Son vedanı hatırlıyorum, gözlerime ağlarcasına baktığını,
Gözlerini kalbime gömdüğünü hatırlıyorum,
Bir daha çıkamasın diye...
Çıkamadılar zaten kalbimden gözlerin,
Ölüler dirilirler mi ki gömülenler çıksın, gitsin?
Gittin son bir veda ile gözü yaşlı,
Elimde kolyen, ardından dakikalarca baktım, ağlamaklı,
Sıkıldım, üzüldüm, perişan oldum ama ağlamadım...
Ağlayamadım, engel oldu gururum, engel oldu aşkım,
Uzaklara gittin, belki birdaha asla geri dönmemecesine,
Özledim seni deliler gibi, özlüyorum hala...
Sen bir yerde ben bir yerde, yinede sönmedi sevgimiz,
Aksine çoğaldı dağlar gibi oldu hasretimiz...
Hep seni hayal eder, hep seni düşünürdüm,
Sesini duyunca yaşar, duyamayınca ölürdüm,
Aradın beni aylarca bir sevgi uğruna,
Ne yazık ki, ihmal edildin bir hata uğruna,
Kırıldın, ağladın, affettin ama hep sevdin,
Beni sevdin gülüm beni, kalbi kırık bir vefasızı,
Yine ihmal edildin yine unutuldun bir hiç uğruna,
Yine kırıldın, yine ağladın, yine affettin...
Bir daha unutuldun, sevdanla başbaşa bırakıldın,
Yine kırıldın, yine ağladın ama bu sefer affetmedin...
Sevdiğini en mutlu gününde öldürdün,
Ve ardına bakmadan gittin...
Beni benle başbaşa bıraktın, yıkıldım, üzüldüm, kırıldım...
Senden ayrılınca kaldım çaresiz, sevgisiz ve birde sensiz,
Hep sensizdim zaten ama şimdiki kadar asla değil...
Parçalanmış bir kalbe sahip oldun mu sen hiç?
Parça parça edilmiş, yıkık ve virane,
Bir o kadarda vefasız...
Önceleri üzüldüm, yıkıldım ama asla ağlamadım...
Geldi geçti deyip senide gözlerin gibi kalbime gömdüm...
Unuttum dedim, unutacağım dedim,
Unutamıyorum dedim, UNUTMAM dedim...
Önce gözlerin sonra sen çıktın kalbimden,
Bir vicdan azabıdır başladı ölü yüreğimde,
Hiçbir şey kalmadı, senden başka kalbimde,
Hatıraların, gözlerin ve sözlerin...
Şiirlerini getirdiler bana,
Beni öldüren şiirlerini...
Vefasız dediğini duydum, yıkıldım,
Düşündüm seni gecelerce daima tek başıma,
Şiirlerin öldürdü, hasretin yaktı yüreğimi,
Kırıldım, üzüldüm, yıkıldım ve en sonunda ağladım...
3 kişi ağladık sana; ben, kalbim ve gözlerim...
Sana yandım, seni sevdim, seni hatırladım heryerde...
Belki birgün sesini duyarım umuduyla
Telefon bekledim günlerce,
Telefon gelmeyip sesine hasret kalınca
Ağladım ağladım,
Sana yaptıklarımı ancak o zaman anladım...
Duydum ki kalbini vermemişsin kimseye,
Olurda içinde görürler beni diye...
Benim kalbimide istediler, ama vermedim kimseye,
Olurda içinde seni görürler diye...
Gökyüzü yıldızlar ile doluydu, ben hep seni düşünürken,
Hüzün yıldızları koydum adlarını, seni hatırlatıyorlar diye,
Aynı onlar gibi sende benden çok uzaklardaydın,
Hep göz kırpardın uzaktan, sessizce,
Bense hep seni bekledim kırık kalbim, yaşlı gözlerimle...
Bazen hayallere dalıyorum, seni düşünüp ağlıyorum,
Seni ve sevgini arıyorum hep kalbimde...
Düşmüyor adın hiç dilimden,
Öleceğim gülüm bir gün ben,
Senin sevginden, senin derdinden...
Bir gün göreceğim yine belki seni,
Seni, beni unutmuş, benim olmayan seni...
İşte o an aşkımın gözyaşlarını hatırlayacağım,
Ve yine bir köşeye oturup ağlayacağım...
Yemin ettim senin üstüne sevmeyim başkasını diye,
Ve heryerde, her zaman tekrarlıyorum yeminimi;
Seni unutmam için öldürseler bile,
Karşılık olarak dünyayı verseler bile,
Darağacı kurup idam etseler bile,
Senden başkasını asla sevmeyeceğim.. ......

18/3/2007

 

 

Ne kendime, ne sana anlatabiliyorum seni... Yüreğimin, düşüncelerimin ve hayatımın, zamanlardır uyuyakalmış yarılarıydın sen; bir gece, ifade edemediğim bir dokunuş sonrasında daldığım belki de en huzurlu uykumdan bambaşka kokan bir sabaha çoğalarak uyandığımda anladım. Seni sevmek, bir babayı, bir can yoldaşını, hayatının sonuna kadar yanında olacağını bildiğin bir dostu; ilgiye, şefkate ve sevgiye doymayan afacan bir çocuğu.. ama en çok da tutkulu, kıskanç ve yüreği sonsuz mavilere akan bir deli aşığı sevmek demekti. Seni sevmek iyisiyle-kötüsüyle hayatın ta kendisiydi....

 

« Önceki —